6 Eylül 2015 Pazar

İlk Diyalog & İlk Öküzlük

O zamanlar aşka hiç inanmayan bir insandım. Uzun ilişkisi olan arkadaşlarımla çok dalga geçerdim.

'Siz şimdi evleneceğinize inanıyorsunuz değil mi? Haha iki sene sonra göreceğim sizi.'
'Yüzük filan da takarsınız yakında.'
'Ay siz çocuklarınızın ismini de düşünmüşsünüzdür.'
'E ne var dışarı çıkmana izin vermediyse ona izin almadan çık sanki karı kocasınız.'
'Ya şekerim siz şimdi birbirinize çok aşıksınız dimi? Hiç bırakmayacaksınız birbirinizi? Ay hayırlısı ya ben bi şey demiyim.'

Bu yazdıklarım yarısının yarısı bile değil. Hatta bu patavatsızlıklarım arkadaşlarıma o kadar çok batmaya başlamıştı ki ciddi anlamda tartışmalar yaşadık. E napayım yani o zamanlar karşıma aşık olabileceğim adam gibi adam çıkmamıştı ki ne bileyim ben aşkın ne olduğunu? Ya o değil de bunları söylediğim insanlar çok zaman geçmeden ayrıldı hatta şu an başka birileriyle aynı hayalleri kuruyorlar. Söylediklerimde haksız değilmişim yani...

Neyse konuya dönersek o gün yaklaşık üç ders boyunca ağzımın suyu aka aka Yeşil'i izledim. En sonunda dayanamadım teneffüste kalktım yanına gittim. Bendeki de iyi cesaret ha. Çocukla doğru düzgün bir muhabbetim bile yok, sen kalk yanına git. Gittim löps diye oturdum, çocukta bir afalladı tabi noluyoruz ya dercesine bana baktı.



Bi cesaretle yanına gittin iyi güzelde çocuk şimdi senin bir şey demeni bekliyor gerizekalı ne diyeceksin? Çocuğun yanına oturup küresel ısınmadan, polinomdan, Einstein'in izafiyet teoreminden bahsedemezsin ya. Aklıma gelen ilk şeyi söyledim.
''Iı saçların güzel olmuş, nerede kestirdin?''
Lan bu nedir? Sana ne çocuk saçlarını nerde kestirdiyse ne yapacaksın gidip sen de mi kestirceksin aynı yerde? Yavaş yavaş terlemeye başlıyorum, çocuk bana hala mal mal bakıyor. Yahu sen de bir şey söyle bari durumu kurtaracak seçeneğim olsun. Çocuktan hala tık çıkmayınca durumu toparlamalık bir şeyler uydurayım bari dedim.
''Yani kuzenim saçını kestirecek kaliteli bir yer arıyordu da o aklıma geldi bi sorayım dedim.''
Ya yalanın daniskası. Oturduğum şehirde oturan bir kuzenim dahi yok. Saçını kestirmek için de 500 kilometre uzaktan buraya gelecek ya zaten. Ama şöyle bir şey var ki Yeşil bunu bilmiyor. O yüzden yalanım sadece iç sesimle çatıştı gerisi önemli değil. Saliseler içinde ben bunları düşünürken sonunda Yeşil'den beklenen cevap geldi.
''Mahalle berberimde.''
Allah'ın öküzü. Gerçekten çok güzel bir açıklama yaptın harika bir muhabbet ediyoruz şu anda. Kendimi ezik hissettiğime mi yanayım, konuşma bitsin de gidelim diye kısa cevap veren Yeşil'e mi yanayım, söylediğim yalanlara mı yanayım bilemedim. Baktım çocuk cert cert sakızını çiğniyor, telefon elinde bi şeylerle uğraşıyor, beni takan yok. Lan gerizekalı geçen sene merhaba demeye bile çekinirdim bu ne havalar şimdi? On liralık berberde saçını kestirdin diye Brad Pitt mi zannettin kendini? Kendini bir şey sanmaya başlamış hemen, ay götüm. Ben de tabiki içimden böyle konuşuyorum ama kendi sırama oturduğumda onu kesmeye devam edicem bunu da biliyorum. Bu konuşmanın burada biteceğini anlamam çok geç oldu ama en sonunda ''Iım şey güzel o zaman ben gidiyim.'' demeyi başardım. Yeşil suratıma bile bakmadan sadece ''Tamam.'' dedi. Şeytan diyo bul bi makas tut kes saçını bak bakalım havası nasıl sönüyor. İçimden böyle atarlanıyorum ama tırıs tırıs sırama geri döndüm. Arkadaşlarım bana soru soran,şaşkın gözlerle bakarken ben sadece omzumu silktim ve kafamı sıraya gömdüm. Fısıldaşmaları, kıkırdamaları duydum tabi ki ama şu an konuşmam gereken daha önemli birisi vardı.
İç sesim.



20 yorum:

  1. Hahaahha hala o Brad Pitt benzetmesine gülüyorum :DD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahah yeni yazılarımı paylaşayım artık onlara gülelim biraz da :Dd

      Sil
  2. Bence erkekler öküzden gelme. Bu nedir arkadaş. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya ahahah kesinlikle katılıyorum sana :D

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Muhtemelen öyle ama sonradan düzelenleri de var ya :))

      Sil
  4. ben kimseyle dalga geçmiyorum hep başa geliyor:)
    sana iyi oldu ama daha kötüsü de olsaydı:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. valla öyle :)) ama eskiden aşka inanmayan bir insan olarak arkadaşlarımdan baya bi küfür yemiş olabilirim :DD

      Sil
    2. ben aşka inanıyorum ama almayayım diycemde ben ne zaman bir şeyi istemesem anında başıma geliyor ben hiç ağzımı açmayayım:)

      Sil
    3. ayyy gelsin kız başına :)) tek taraflı olmasın ama çift taraflı olsun ihihihi :))

      Sil
    4. çabalmama işte hiç gerek yok istemiyom içimden kesin gelcek :) gelince tanışırım artık:)
      artık tek taraflı mı olur çift taraflı mı onu bilmem ki:)

      Sil
    5. hayırlısı neyse o olsun diyelim o zaman :))

      Sil
  5. Ben de senin gibi arkadaşlarım ile dalga geçerdim. Sonra kalbim öyle bir kayaya çarptı ki, daha toparlanmış değilim. :)

    Bir söz vardır, her erkek öküzdür. Bazıları daha az, bazıları daha fazla, diye. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tamamen bu yoruma her şeyiyle katılıyorum ahaha :)) erkekler işte odunlar, ne kadar yontarsan yont ham maddeleri odun :)))

      Sil
  6. Ben hala dalga geçiyorum ama alay olarak değil şaka olarak. Yazdıklarım duygusal falan filan ama ben hala aşka inanmıyorum. Adına aşk demiyorum yani.
    Şşşt duymasınlar. :D
    "Mahalle berberimde"yi alkışlıyorum. Bir de yeşille imkanın varsa zaman geçir ama ilgi gösterdiğini belli etme fazla. Demek istediğim erkekler ilgilenildiğini anladıklarında bi garipleşiyorlar. Fazla kovalarsan kaçar :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahah benim eski halim gibi işte :)) aşk diye bir şey yok, o ne ya yeniyor mu filan triplerine girmiştim bir ara :DD ama sonra çok büyük konuştum başıma geldi.
      İyi ki de gelmiş :)
      Erkekler genel olarak tuhaf yahu. Allahtan o dönemleri atlattık :)

      Sil
  7. çok tatlı bu bölüm ama yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaa canım benim çok teşekkürler :))

      Sil

 
Sonsuza Dek Mutlu Blogger Template by Ipietoon Blogger Template