23 Ekim 2015 Cuma

Yine yeni yeniden...

 Yılbaşından sonra Yeşil'le daha da iyi gidiyordu her şey. En azından bir daha benimle konuşmayı kesme cesaretinde bulunamazdı. Çünkü gerçekten bir daha böyle bir şey olursa gururumu yerler altına almayacaktım. Daha önce kendime verdiğim sözlerin hiçbirini tutamadığımı biliyordum. Ama bu sefer gerçekti, bu sefer kendimi daha fazla küçük duruma düşürmeyecektim. Ki ben hayatım boyunca hiçbir erkeğe 'merhaba' mesajı bile atmamış bir insan olarak bu kadar adım atmak bana çok fazla gelmişti. Çok yorulmuştum. Bedenen değil ama ruhen kendimi sıkılmış, yorgun ve güçsüz hissediyordum. Artık bi şeyler olmalıydı, yaklaşık 5 aydır flört ediyorduk. Yani en başından çıkmaya başlamış olsaydık şu an uzun süreli bir ilişkim olacaktı! Ay resmen düşündükçe sinirleniyorum. Kendimi evlenme vaadiyle kandırılmış 35 yaş üstü bekar kadınlar gibi hissediyordum. Neyse konuya dönelim. 

 Yılbaşından kısa bir süre sonra doğum günümdü. Kış insanıyımdır zaten. Soğukkanlılık filan değil tabi alakası yok ama kış samimi gelir bana. Hep birilerine sarılma ihtiyacı duyarsın, hırkanı parmak uçlarına kadar çekersin, sıcak çikolata içersin(BAYILIRIM.) Kış başlı başına çok güzel bir şeydi. Kışın doğmuş olmam daha da güzel bir şeydi zaten hihihi. Her zaman efsane doğum günleri kutlardım. Eve 30-40 kişi sığdırmışlığım, lunaparkı kapatmışlığım, oyun gecesi düzenlemişliğim filan vardır yani anlayacağınız gerçekten eğlenmeye aşık bir insanım. Tabi bu sefer de çok güzel planlarım vardı. Yine evde toplanıcaz ve gitar çalan şarkı söyleyen arkadaşlarla birlikte canlı müzik kıvamında hoş birazda mayhoş bir parti verecektim. Her şey tamamdı. Yeşil'i de çağırmıştım tabi ki gelirim demişti. Tabi ben çok heyecanlıyım arkadaşlarımın arasına tekrardan giricek, bu sefer evimi görücek, belki ev ortamında daha da yakınlaşırız hayallerim var.

Her şey çok güzel olacaktı. 



O gün geldi çattı. Gece saat 00.10'da Yeşil'den bana mesaj geldi. Kalbim yerinden çıkacak sandım.

''Mutlu yıllar bebek, süslü şeyler yazamıyorum pek.'' 

Kısa ama çok manidar. Ve beni unutmamış. He hakkını da vermek gerek güzel de kafiye yapmış Yeşil Bey.... Yarın için o kadar heyecanlıydım ki doğru düzgün uyuyamadım bile. Sabah kalktım bıcı bıcımı yaptım, saçlarıma hafif dalga verdim ve hafif bir makyajla tamamdım. Best kankilerimle ev partisinden önce bir kafede buluşma kararı almıştık sadece biz bize olalım diye. Kafeye gittim bizimkilerle takılıyorum Yeşil'e mesaj attım partiyi hatırlatmak için ve ondan sonra olan oldu...

Yeşil'in dershane yemeği varmış. Tamamen aklından çıkmış, gelemeyecekmiş, üzgünmüş.

Arkadaşlar. Boğazımdaki düğümü nasıl açıklayayım ki ben size?

Tarifsiz bir hayal kırıklığı. Yeşil'den soğumam ve onu artık bir kenara atmam için bir sebep daha... O an hayat enerjimin o mesajla bittiğini hissettim. Lan ne kadar salaksın be Queen? Nasıl durmadan tekrar tekrar ve tekrar güvenebiliyorsun bu çocuğa? Nasıl yapıyorsun bunu? Yeter artık YETER! 

Beynimde binlerce şey yankılanıyordu. Kulaklarım uğulduyordu, dış dünyamla ilişkimi tamamen kesmiş gibiydim. Gözlerime dolan yaşın düşmesine izin vermeyecektim. Bu sefer olmayacaktı.



DİP NOT: Yazmam bu kadar uzun sürdüğü için çok özür dilerim arkadaşlaar :( Okulun ilk ayıydı malum okulun heyecanına kapıldım biraz kusura bakmayıın.
Sizi seviyorummm <3

 
Sonsuza Dek Mutlu Blogger Template by Ipietoon Blogger Template