11 Mayıs 2016 Çarşamba

Amaan be nolcak?


  Fotoğrafçıdan çıktık benim surat uzun zamandan sonra ilk defa gülüyor. E annemlerde oradaydı olan biteni gördüler sonuçta neler olduğunun farkındalar. Bana bakıp duruyorlar ben de onları tersliyorum filan ama gülmeye de devam ediyorum. Bilmiyorum. Bir anda ne oldu bilmiyorum. Belki reddedilmenin verdiği o iç burkan acı, birinin benimle ilgilenmesiyle azalmıştır. Belki de hayal kırıklıklarıyla dolu kalbimi bu şekilde teselli etmişimdir. Bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey bunun hoşuma gittiğiydi. 

                                                                                ***

 Ya ulan. Var ya. Bu erkekler var ya kızlardan beterler. Biz kızlar tamam hadi sokakta görüp beğendiğimiz çocukları bir şekilde araştırır, bulur, stalklar, yakından takip ederiz. Ama siz erkekler var yaaa! Siz de hiç az değilsiniz. Fotoğraf çekildiğimin ertesi sabahı bana facebooktan bir mesaj gelmiş. Fotoğrafçıdan! Valla helal olsun. He fotoğrafçıdayken isim soyisim vermediğime de eminim. Yani nasıl bulduğuna dair hiçbir fikrim yok. Biraz merak ettim açıkçası hemen mesaja tıkladım. 

''Güzel bir sabahta, güzel bir gün için, güzel gülen güzel bir bayana merhaba :)''  

Hmm... Yani şimdi çabasını taktir ettim gerçekten aramış bulmuş. Ama şimdi bu çocuk fotoğrafçı. Kim bilir günde kaç tane kız geliyor, fotoğraflarını çekiyor. Acaba şimdi herkese böyle mi davranıyor? Yoksa sadece bana mı yaptı? (Hiç zannetmiyorum.) Yani arkadaşça mesaj atmış desem, yürümemiş resmen koşmuş yahu! Şimdi sevinsem mii üzülsem mii bilemedim. Neyse bi bakalım tanımaya çalışalım nasıl bir insanmış?

''Merhaba, teşekkür ederim :) Nasıl buldun beni?''

''Bizimde kendimizce yöntemlerimiz var Melike Hanım bulduk işte. :)''

''Bu konuda tecrübeliyim diyorsun yani?''

''Yo hayır. Tecrübeli olsam dün eklerdim. Tecrübeli olmadığım için bütün gece uğraştırdın beni :)'' 

Hmm... İnansam mı acaba? Bilemedim ki. Amaan bee zaten ciddi bir şey düşünmüyorum koy ver gitsin dedim ve sorgulamadan, irdelemeden konuşmaya başladım. 






                                                                          ***

Bir kaç gündür konuşuyoruz. Güzel konuşuyor, ağzı laf yapıyor veletin. Yeşil'den 4 ayda görmediğim ilgiyi bir kaç günde gördüm vallahi! Ama ne yalan söyleyeyim Yeşil'i özledim. Yeşil'i çok özledim be! Hayatım boyunca hep çılgın, hareketli, gözü kara, eğlenceli erkekleri beğenmişimdir. Filmlerde en sevdiğim karakterler her zaman çılgındı. Peki ya ben nasıl Yeşil'e aşık oldum? Neden oldum? Neden? Bir yanım unutmak isterken, bir yanım unutmamak istiyordu. Bir yanım bak işte hayatına devam ediyorsun O'nu boş ver derken bir yanım O'nsuz yapamıyorsun, gururunu boş ver diyordu. Ne yapacaktım ben? Yeşil'i sevmeye devam ederken başkalarıyla mı konuşacaktım. Ben kötü biri miydim? Başkasını sevdiğim halde Fotoğrafçıya umut mu veriyordum? Yok ya. Fotoğrafçı'ya yüz vermiyordum ben. O kendi kendine gelin güvey oluyordu, ben sadece O'nu tanımaya çalışıyordum. Kendimi mi kandırıyorum? Yoksa gerçekten öyle miydi bilmiyorum. Çıldıracağım! Artık ne düşündüğümü ne hissettiğimi bile bilmiyordum. 

Ama, fakat ve lakin kendimi tanımak, farklı yönlerimi keşfetmek, acıyla yüzleşmek zorundaydım. Bu başkalarının hayatına dahil olmak olsa bile !


 
Sonsuza Dek Mutlu Blogger Template by Ipietoon Blogger Template